Bülent Ecevit: Vahdettin hain değildi

Osmanlı döneminde Anadolu halkının durumunu araştıran Ecevit, Zaman`a önemli tespitlerde bulundu.

Eski Başbakan, uzaktan akrabası olan Padişah Vahdettin`le ilgili tarihi bir yanılgıyı düzeltti: Kurtuluş Savaşı`na açıktan olmasa da belirgin şekilde destek verdi.Osmanlı İmparatorluğu`nun son padişahı Vahdettin... Kimilerine göre, İngiliz gemisiyle ülkeyi terk eden bir hain, kimilerine göre ise Mustafa Kemal`in Samsun`a çıkışını onaylayan ve vatanın kaderini Atatürk`e teslim eden bir kahraman... Resmi tarih ile muhalif görüşü savununlar arasındaki tartışma 80 yıldır sürüyor. Türk siyasetinin sembol isimlerinden Bülent Ecevit, olaya yeni bir boyut kazandırdı.

Osmanlı`nın son sultanı ile uzaktan akraba olan eski Başbakan, Vahdettin`e `vatan haini` denilmesine karşı çıkıyor: `Kurtuluş Savaşı`na açıktan olmasa bile belirgin şekilde destek oldu. İstanbul`dan ayrılacağı zaman devletin elinde külliyetli altın ve para vardı. O, çok az bir miktar aldı. İstese tümünü alabilirdi. Saygıdeğer bir davranışta bulundu.`

Zaman`ın sorularını cevaplayan eski Başbakan, Padişah Vahdettin ile uzaktan akraba olduğunu açıklıyor. Vahdettin`in damadı Sadrazam Tevfik Paşa, Ecevit`in annesinin teyzesinin kayınpederi. Ecevit`in anlatımına göre, Sultan Vahdettin, Damat Ferit Paşa`dan sonra Tevfik Paşa`yı sadrazamlık makamına getirir. Atatürk`ün öncülüğündeki Milli Mücadele hareketine destek veren Tevfik Paşa`nın iki oğlu vardır; İsmail Hakkı Oktay ve Ali Oktay. İsmail Hakkı, Vahdettin`in kızı Naciye Sultan ile evlenir. Fakat bu evlilik kısa sürer. Anadolu`ya geçerek Kurtuluş Savaşı`na katılan İsmail Hakkı Bey, İstanbul`daki Naciye Hanım`la ayrılır. İsmail Hakkı Bey`in daha sonra hayatını birleştirdiği Ferhande Hanım ise Ecevit`in akrabasıdır. Eski Başbakan bu durumu şöyle anlatıyor: `Ferhande Hanım annemin teyzesidir. Annemle aynı yaşlarda, kardeş gibiydiler. Beni de oğlu gibi severdi. Aynı zamanda Arabistan`da bulunan büyüğümüzün de akrabasıdır.` Bülent Ecevit, bu sebeple çocukluk döneminde Tevfik Paşa`yı tanıma fırsatı bulur. Tevfik Paşa, Kurtuluş Savaşı`na destek verdiği için saltanatın kaldırılmasından sonra zarar görmez, sürgüne gönderilmez. Erenköy`deki bir konakta hayatını sürdürür. Ecevit, o günleri hala unutmamış: `4-5 yaşlarında idim. Eniştem İsmail Hakkı Bey, babası ile görüşmeye gittiği zaman beni de götürürdü. Tevfik Paşa, benimle ilgilenir, kıvançlandırırdı. Onu ilgi ile izlerdim.` Bülent Ecevit, Osmanlı padişahları için iyi-kötü ayrımı yapmanın doğru olmadığını, hepsinin farklı yönleri olduğunu vurguladı. Abdülhamit`in `demokratikleşmeyi engelleme ve aydınları yurtdışına gönderme` gibi tavırlarını eleştiren Ecevit, olumlu bulduğu yanlarını ise şöyle özetledi: `Hem dinine bağlı birisiydi hem de Batı kültürünü ihmal etmedi. Okullar, köprüler, yollar yaptırdı. Eğitim çalışmaları yaptı.`

2005-07-16 Zaman

Tarihçilerden Ecevit`e destek: Sultan Vahdettin hain değildi

Eski Başbakan Bülent Ecevit`in `Sultan Vahdettin vatan haini değildi. Kurtuluş Savaşı`na belirgin şekilde destek verdi.` sözleri tarihçilerden destek buldu. Kuva-yı Milliye hareketinin Vahdettin tarafından başlatıldığını vurgulayan Osmanlı Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Cumhuriyet ve Osmanlı dönemindeki yöneticileri `iyi` ya da `kötü` diye ayırmanın haksızlık olacağını belirtti. Akgündüz, `1922`den sonra Vahdettin hakkında söylenen hiçbir ithamı tarihsel kaynak olarak kabul etmiyorum. Siyasi demeçler belge olmaz. Vahdettin çok iyi yetişmiş bir diplomattır. Vatanı için hayatını, sülalesini feda etmiştir.` şeklinde konuştu. Kuva-yı Milliye başarıya ulaşana kadar Sultan Vahdettin ile Mustafa Kemal`in birbirini desteklediğini anlatan Akgündüz, daha sonra Hakimiyet-i Milliye gazetesinin Vahdettin`e `vatan haini` demeye başladığını kaydetti. Akgündüz, sözlerini şöyle sürdürdü: `Anadolu`da kurtuluş hareketi başlatmak için Osmanlı Genelkurmayı Erenköy`de günler süren toplantı yapıyor. `Kimi bu işle görevlendirelim` tartışması yapılıyor. Burada çıkan isimlerden biri Mustafa Kemal. Neticede karar Mustafa Kemal lehine veriliyor. Bunu 19 Mayıs`tan 3 ay önce söylüyorlar. Heyet Vahdettin`e giderek kararı iletiyor. Mustafa Kemal`in cumhuriyetçi olduğunu, saltanatı yıkıp kendisini devirebileceğini de söylüyorlar. Vahdettin ise `Vatan ve millet tehlikede. Vatanım kurtulsun da kim neyi kurarsa kursun. Getirin Mustafa Kemal`i görüşmek istiyorum.` karşılığını verir.` Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Belge de fikirleri yüzünden Vahdettin`i vatan haini ilan etmenin yanlış olduğunu belirtti. `Bir padişah kendi devletini, memleketini istemez mi?` sorusunu yönelten Belge, şu görüşleri dile getirdi: `Vahdettin, Damat Ferit ve Ali Kemal`in İttihat Terakki`ye karşı birikmiş nefretleri var. İttihat Terakki, insanları nefret ettirecek çok şey yapmış. Ankara`daki hareketi de İttihat Terakki`nin yeni bir direnişi olarak yorumluyorlar. Bu da çok yanlış. Mustafa Kemal de İttihat Terakki tarafından itilmiştir. Ama çevresindeki adamların yüzde 80`i ittihatçıydı. Bazı tarih kitaplarında Vahdettin ve diğerleri hakkında yanlış bilgiler var. İdeolojimize göre akları karaları tespit ediyoruz. Çocuk o kitabı okuyunca bizim istediğimiz şekilde şunlar iyi şunlar kötü diyecek. II. Abdülhamit de benzer suçlamalara maruz kaldı. Abdülhamit, belki dağılan imparatorluğu kurtarmanın yolunu İslam birliği olarak düşündü. O zamanki düşmanları İngiltere ve Fransa`nın bünyesindeki Müslümanlara ulaşmaya çalıştı. Bunlar gerçek dışı düşünceler değildi. Abdülhamit gerçekçi ve kafası çalışan bir adamdı.` Ders kitaplarımızda Vahdettin`in vatan haini olarak gösterilmesine tepki gösteren Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Hanefi Bostan ise `ciddi bir içerik sorgulaması` gerektiğini ifade etti. Vahdettin`in, Mustafa Kemal`in Anadolu`ya gönderilmesinde büyük emeği olduğunu kaydeden Bostan, kitaplardaki hain suçlamasının kaldırılmasını istedi. Bostan, `Ancak Vahdettin`in hatası yoktu demek de yanlış olur. İngilizlerin İstanbul`u işgali sırasında yaptığı yanlışlar vardır. Bunları bilerek yaptığını söylemek de yanlış olur. Olayları zamanın koşullarında değerlendirmek gerekir. Ancak hiçbir şey bir insanı vatan haini ilan etmemize yetmez.` dedi.

2005-07-17 Zaman

Peki?

Peki Atatürk Nutuk'ta neden Vahtettin için " ingiliz sömürgesini isteyen,rezil,alçak,hain.. " terimlerini kullanmıştır?

Nutuk ve ihanet

Hain değildi, vatan için mücadele etti vs. gibi yazmış olsa yeni kurulan cumhuriyet nasıl olurdu? O dönem hain denmesi gerektiği için hain deniyor olmalı.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul><img> <ol> <li> <dl> <dt> <img> <b> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar