Türk ve Amerikan Dizilerinin Farkları

Türk dizilerinde karakterlerin en çok yaptıkları iş muhabbet etmektir. Planlar yaparlar, aşık olurlar, yalan söylerler, öfkelenir, kavga eder, barışır, sarılır, evlenir, kumpaslar düzenlerler, ve bu arada konuşur, aynı komik sözleri tekrar eder dururlar.

En aptal sitkomları hariç tutalım, Amerikan dizilerinde ise insanlar mesleklerini icra ederler. Öğretmenler çeşitli isteksiz ya da zor durumdaki öğrencilere öğrenme azmi aşılarlar. Dedektifler ileri teknoloji ve zekalarının yardımıyla suçluları yakalarlar. Doktorlar ileri teknoloji ve tecrübelerinin yardımıyla hastaları iyileştirirler. Polisler ateş ederler. Avukatlar enteresan vakalarla uğraşırlar. Askerler ya savaşırlar ya da en azından yeni gelen denizcilere sert bir eğitim verirler. Emlakçılar ev satarlar. Reklamcılar kampanya tasarlarlar.

Neden bir öğretmen amerikan dizisinde sınıfta ders anlatırken gösterilir de türk dizisinde öğretmenler odasında çay içip dedikodu yaparken gösterilir? Doktorlar ameliyat esnasında değil, çıkmış hasta yakınlarına hastanın durumu şöyle, böyle derken gösterilir? Askerlik dizilerinde mesleği asker olanlar değil, sakar acemiler gösterilir? Neden Türk dizilerinde iş yerleri çalışılan, üretim yapılan yerler değil, iş arkadaşlarıyla çay içip hoşbeş etmek için var olan buluşma yerleridir?

Bu noktada yazı çatallanıyor. Akla gelen ilk açıklama bu durumun gerçekten de iki toplumun işlerine karşı tutumlarının farklılığını yansıttığı ve nedenin iki toplumun kültürleri arasındaki farklarda yattığı. Bu noktada protestan iş ahlakı'ndan, batılılıktan, doğululuktan, vesaireden dem vurup, konuyu "işte bu yüzden geriyiz ya zaten!" diyerek bağlayabiliriz.

Yakın ama bu şekilde ezik olmayan bir açıklama da neden sonuç ilişkisini tersine döndürerek yapılabilir. Onlar daha gelişmiş, daha iyi organize olmuş bir toplum oldukları için meslek erbapları gerçekten de işlerini yapabiliyorlar. Nerde bizde avukatlar öyle davalarin ilginç noktaları hakkında kafa yorabilsin, akşama kadar yok adliyede dosya takip et, yok icra takip et, canları çıkıyor.

Ya da belki, ya da belki başlangıçtaki varsayımımız yanlıştır. Belki dizilerde görülen fark toplumların işlerine olan tutumlarının farkından değil, orada kapitalist sistemin bu konuda daha etkili propoganda yapabilmesinden kaynaklanıyordur. Belki çalışmak Amerika'da da can sıkıcıdır. Öğretmenler çok az para karşılığı çok uzun saatler çalışıyor, sağlık sigortalarını zorlukla ödüyorlardır. Onlar da gelecek kaygısı taşıyor, çocuklarını üniversiteye gönderememekten korkuyor, akşamları taksi şöförlüğü yapıyorlardır. İdealistliklerini tez zamanda yitiriyor, hiçbir öğrenciye yardımcı falan olamıyor, sınıfta da vakitlerini çaktırmadan saate baka baka geçiriyorlardır. Belki polislik Amerika'da da büyük oranda rutin bir iştir. Belki orada da lokanta sahibinden çok McDonalds'ta boğaz tokluğuna çalışan garson, iş adamından çok görevi "şimdi bir toplantıda" demek olan sekreter, mimardan çok bahçıvan, operatör doktordan çok tuvalet temizleyen kaçak Hispanik göçmen vardır. Belki gördüğümüz işinden zevk alan ve kariyerinde ilerleyen kişiler orada da çok küçük bir mutlu azınlıktır.

Belki çalışmanın Amerika'da zevkli ve tatmin edici bir uğraş olduğu, "yeterince istiyorsan başarabilirsin" gibi, "doğruyu bilen, cesur bir kahraman tüm sistemi alt edebilir" gibi, "fakirler tembel oldukları için fakir" gibi bir mit, bir yalandır. Dünyanın kalanına propaganda yapmak amacıyla bile değil, kendi halklarına, aksine ne kadar çok kanıt olursa olsun insanların yeterince tekrarlanan her yalana inanacağından cesaret alarak anlatılan bir yalandır: "siz aslında mutlusunuz", "aslında işiniz ne kadar keyifli, siz aslında işinizi severek yapıyorsunuz"

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul><img> <ol> <li> <dl> <dt> <img> <b> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar